ercandede.com
  • Canlı Dersler
  • Din İnanç
  • Aile Toplum
  • Dil Edebiyat
  • Bilim Teknik
  • Dua Musiki
  • Kültür Yaşam
eba
eba
eba
tmm
TürkçeالعربيةEnglish

ercandede.com

  • Aile Toplum
    • Aile ve Toplum Gündemi
  • Din İnanç
    • Dinin Tatbiki
  • Dil Edebiyat
  • Bilim Teknoloji
  • Dua Musiki
  • Kültür Yaşam

ercandede.com    

academic
  • Ana Sayfa
  • Aile Toplum
    • Aile ve Toplum Gündemi
  • Din İnanç
    • Din ve İnancın Tatbiki
  • Dil Edebiyat
  • Bilim Teknoloji
  • Dua Musiki
  • Kültür Yaşam


Logo




  • Ana Sayfa
  • Aile Toplum
    • Aile ve Toplum Gündemi
  • Din İnanç
    • Din ve İnancın Tatbiki
  • Dil Edebiyat
  • Bilim Teknoloji
  • Dua Musiki
  • Kültür Yaşam

ercandede.com 

  • Haber Gündem
  • Aile Toplum
  • Din İnanç
  • Kültür Yaşam
  • Dil Edebiyat
  • Bilim Teknoloji
  • Dua Musiki

ercandede.com

  • Gündem Aktüel
  • Aile Toplum
    • Aile Toplum Gündemi
  • Din İnanç
    • Din İnanç Gündemi
    • Dinin (İslamın) Kaynakları (Nasları Delilleri)
    • Dinin (İslamın) Yorumları (İlimleri Usulleri)
    • Dinin (İslamın) Tatbiki (Hükümleri Amelleri)
  • Kültür Medeniyet
    • Kültür Medeniyet Gündemi
  • Dil Edebiyat
  • Bilim Teknoloji
    • Bilim Teknoloji Gündemi
  • Dua Musiki


Logo

  • Ana Sayfa
  • Aile Toplum
    • Aile ve Toplum Gündemi
  • Din İnanç
    • Din ve İnanç Gündemi
    • Din ve İnancın Tatbiki
  • Dil Edebiyat
  • Bilim Teknoloji
  • Dua Musiki
  • Kültür Yaşam
  • Alış Veriş
  • Din ve İnanç Gündemi


Logo

  • Ana Sayfa
  • Aile Toplum
  • Din İnanç
  • Dil Edebiyat
  • Bilim Teknoloji
  • Dua Musiki
  • Kültür Yaşam
Bilim Teknoloji

Bilim Teknoloji Gündemi

Güncel Bilimsel Teknolojik Konular Meseleler Çözümler  Çalışmalar Kongreler..... 

Bilim Teknoloji Literatürü

Felsefe Mantık Tarih Hukuk Coğrafya Fen Matematik Psikoloji Sosyoloji

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli

Tymm İlk Orta Lise Eğitim Proğramları

Aöf Konu Özetleri

Açıkk Öğretim Fakültesi Ders Özetleri
Açık Öğretim Fakültesi Ders Özetleri 

Science

Science.org........................................................................
‹ Back

Regaib Kandilimiz Mübarek Olsun

Bizleri yoktan var eden, varlığından, birliğinden, sevgisinden haberdar eden, bizleri kardeş kılan ve mübarek bir gecede, Regaib gecesinde, buluşturan, birleştiren Yüce Allah’a hamd ve senalar olsun. Hz. Âdem’den, Hz. İbrahim’e, Hz. Musa’ya, Hz. İsa’ya ve nihayet Hz. Muhammed Mustafa’ya kadar insanlığın yolunu aydınlatan bütün peygamberlere sonsuz salat ve selam olsun! Rahmet ve mağfiret iklimi üç ayların ilk habercisi, Kur’an ayı Ramazan’ın müjdecisi Regaib kandiliniz mübarek olsun.

Rabbimize sonsuz şükürler olsun. Sonu bayrama çıkan kutlu bir mevsim içine girmiş bulunmaktayız. Bu mevsim, manevi coşkunun daha yoğun yaşandığı, sarsılan rûhî dünyamızı onaracağımız, kalbî seviye kazanacağımız, hayatımızı yeniden gözden geçirmemize vesile olan bir gönül iklimi, kalplerimizi dinleme zamanı, rahmet, mağfiret ve merhamet mevsimidir.

Bu mevsim, birbiri ardına açılan rahmet ve mağfiret kapıları olan Recep, Şaban ve Ramazan ayını içinde barındıran, Regâib kandiliyle başlayan, Miraç ve Berat’la devam eden,  bin aydan daha hayırlı Kadir gecesiyle zirveye ulaşan, Ramazan bayramıyla da maddî ve manevî alanda “Bayram”a dönüşen manevi yükseliş ve bağışlanma mevsimidir, mübarek üç aylardır.

Aslında müminler için tüm zamanlar, günler, geceler, haftalar, aylar ve seneler, Allah’a kulluk şuuruyla ve Rabbimizin rızasına ermek amacıyla yaşanır. İşte içerisinde bulunduğumuz üç aylar olarak adlandırılan bu kutlu zaman dilimi, manevi coşkuyu daha yoğun yaşayacağımız, günahlarla sarsılan ruh dünyamızı ve kalbimizi yeniden imar edeceğimiz, nefis muhasebesi yapacağımız, ibadet ve taate, tövbe ve istiğfara, hayır ve hasenata, iyilik ve güzelliklere daha fazla yöneleceğimiz rahmet, mağfiret ve arınma mevsimidir. Ramazan ile taçlanan bu manevi mevsim, “Allah’ın emrine saygı ve Allah’ın yarattıklarına şefkat göstermek”şeklinde formüle edilebilecek olan İslâm’ın rahmet mesajlarının mümin dimağlarda ve gönüllerde diri tutulmasına, toplumsal hayatta da daha fazla hissedilmesine vesile olmaktadır.

Kandiller; ışıklarıyla sadece karanlık gecelerimizi değil, aynı zamanda manevî feyziyle de daralan gönüllerimizi aydınlatan, zihinlerimizi berraklaştıran gecelerdir.Kandiller; öze dönüşün, Yüce Yaratanımıza yürekten yakarış ve yönelişin, günahlarla kirlenmeye yüz tutmuş gönüllerimizi arındırmanın, geçici olanla kalıcı olanı fark etmenin, kalp gözümüzü açıp gönül dünyamızı temizlemenin fırsatı olan, nefsin yanıltıcı arzu ve isteklerinden uzaklaşmanın imkânlarını sunan kutlu zaman dilimleridir.

Kandil Gecelerini ihya etmek, gönlümüzü ihya etmektir. İşte bu gece de kandiller geçidi olan üç ayların müjdecisi, Recep ayının ilk Cuma gecesi ve Kur’an ayı Ramazan’ın habercisi Regaib kandilidir. Bu gece manevî iklimi ile benliğimizi kuşatan, gönüllerimizi ferahlatanüç ayların arifesidir. Manevi hayatımızda olgunluğu yakalama fırsatı olan üç aylara giriş gecesidir. Bir aydınlanma, nurlanma gecesidir. Bu gece Regaib Kandilidir.

Dilimizde arzu, istek, emel, tutku anlamlarına gelen Regaib; geleceğe, istikbale yönelik arzu ve isteklerimizi, emellerimizi ve tutkularımızı gözden geçirme imkânı veren, her türlü rağbetimizi iyiye, doğruya, güzele, faydalı olana, hakka ve hakikate; regaibimizi Rabbimize yöneltmemiz,bütün işlerimizi Cenab-ı Hakk’ın rızasına uygun hâle getirmemiz gerektiğini hatırlatan mübarek bir gecedir.

Regaib Kandili; zamanın ve mekânın hakkımızda şahitlik yapacağı adalet ve hesap gün geldiğinde hesabını verebileceğimiz bir maziye imza atmak, bizden sonraki nesillere hayırla yâd edileceğimiz iyi bir gelecek ve yaşanabilir güzel bir dünya bırakmak için muhasebe vaktidir.

Regaib Kandili; Allah Teâlâ’nın kullarına bol bol bağışta bulunduğu, az ibadetlerine karşılık çok sevap verdiği bir rağbet gecesidir. RegaibKandili; duaların kabul edileceği ve isteyen kullarına Cenâb-ıHakk’ın ihsan ve ikramınıbol bol vereceği bir gecedir.

Allah resulü (s.a.s) şöyle buyurur: خَمْسُ لَيالٍ لَا تُرَدُّ فِيهِنَّ اَلدَّعْوَةُ: أَوَّلُ لَيْلَةٍ مِنْ رَجَبٍ وَلَيْلَةُ النِّصْفِ مِنْ شَعْبَانَ وَلَيْلَةُ الْجُمُعَةِ وَلَيْلَةُ الْفِطْرِ وَلَيْلَةُ النَّحْرِ “Beş gece vardır ki, onda yapılan dua geriye çevrilmez: Recep ayının ilk, Şaban ayının onbeşinci, Cum’a, Ramazan ve Kurban bayramı geceleridir.” (Abdurrezzak, el-Musannef, IV, 317, Hadis No: 7927)

Yüce Kitabımız Kur’ân-ı Kerim’de “İnşirah” adında muhteşem bir sure vardır.  İnşirah, sevinç duymak, ağırlıkları atmak, göğüs ferahlığı, gönül huzuru, kalbin dinginliği demektir. İnşirah, güçlükleri yenmek, işi kolay kılmak, şanı yüce tutmak demektir. İnşirah; kalbin açılmasıdır. Göğsün genişlemesidir. Gönlün ferahlaması ve sükûnet bulmasıdır.

İnşirah suresi, Allah Resulü ve ashabının çok büyük zorluklar çektiği bir zamanda nazil olmuştur. Bu sure, Resul-i Ekrem (s.a.s) Efendimizin şahsında bütün müminlerin kıyamet sabahına kadar kalplerinin nasıl inşirah bulacağını, nasıl huzura kavuşacağını haber vermiştir. Sırtımızdaki ağır yüklerden nasıl kurtulacağımızın, şanımızı, şerefimizi nasıl yücelteceğimizin, zorluklarımızı kolaylıklara nasıl dönüştüreceğimizin yollarını göstermiştir.

Şöyle buyurur Rabbimiz, İnşirah Suresi’nde: اَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَۙ ﴿1﴾وَوَضَعْنَا عَنْكَ وِزْرَكَۙ ﴿2﴾اَلَّذ۪ٓي اَنْقَضَ ظَهْرَكَۙ ﴿3﴾وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَۜ ﴿4﴾فَاِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًاۙ ﴿5﴾اِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًاۜ ﴿6﴾فَاِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْۙ ﴿7﴾وَاِلٰى رَبِّكَ فَارْغَبْ ﴿8﴾ “Habibim! Biz, senin göğsüne inşirah vermedik mi? Belini büken yüklerinden seni kurtarmadık mı? Senin şanını ve ününü yüceltmedik mi? Elbette zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Muhakkak her zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Öyleyse bir işi bitirince hemen başka bir işe koyul! Ve rağbetin yalnızca Rabbine olsun!”(İnşirâh, 94/1-8.)

Surenin son iki ayetinden öğrenmekteyiz ki; kalplerimizin inşirah bulmasının, bellerimizi büken günahlarımızdan, hatave kusurlarımızdan, sinelerimizin ağır yüklerindenkurtulmanın, şanımızı yüceltmenin, güçlükleri yenmenin, zorluklarımızın kolaya dönüşmesinin iki şartı vardır:

Birincisi, Rabbimizin فَاِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْ “Çalış, çabala, gayret et, üret!” emrine riayet etmektir. Yani şu kısacık hayatımızı boşa geçirmemektir. En değerli sermayemiz olan ömrümüzü beyhude tüketmemektir. İyilik için, doğruluk için, faydalı işler için çabalamaktır. Yeryüzünü daha yaşanabilir hale getirmek için gayret göstermektir. 

İnşirah suresindeki müjdelere nail olabilmenin ikinci şartı ise وَاِلٰى رَبِّكَ فَارْغَبْ “Sadece Rabbine yönel!” âyeti gereğince Allah’a rağbet etmektir. Regaip kandilinde en çok üzerinde durmamız gereken husus Rabbimizin bu emri olmalıdır. Yani Allah için çalışmaktır. Allah için koşturmaktır. Allah için yorulmaktır. İstek ve dileklerimizi, arzu ve tutkularımızı, rağbetimizidaima Allah’a yöneltmektir. Şan ve şöhreti, makam ve mevkii, mülk ve serveti değil, Rabbimizin rızasını amaçlamaktır. 

Zümer Suresi 22. ayette de Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: اَفَمَنْ شَرَحَ اللّٰهُ صَدْرَهُ لِلْاِسْلَامِ فَهُوَ عَلٰى نُورٍ مِنْ رَبِّه۪ۜ فَوَيْلٌ لِلْقَاسِيَةِ قُلُوبُهُمْ مِنْ ذِكْرِ اللّٰهِۜ اُو۬لٰٓئِكَ ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ “Allah'ın, göğsünü İslâm'a açtığı, böylece Rabbinden bir nur üzere bulunan kimse, kalbi imana kapalı kimse gibi midir? Allah'ın zikrine karşı kalpleri katı olanların vay haline! İşte onlar açık bir sapıklık içindedirler. ”(Zümer, 39/22)

Öyleyse; kalbimizin inşirahı, yüreklerimizin huzuru, kalbimizin neşe ve sevinci için arzu ve isteklerimizi, emellerimizi ve tutkularımızıRabbimize yöneltmemiz gerekir.Şanımızı, kadrimizi, şeref ve itibarımızı, izzet ve onurumuzu yüceltmek için rağbetimizi Rabbimize yöneltmemiz gerekir.Regaibiniz mübarek olsun! Rağbetiniz hep iyiye, doğruya, güzele ve faydalı olana yönelik olsun!Rağbetiniz hep Rabbimize olsun!Allah’ın selamı, rahmeti, bereketi hep sizinle olsun.

Bugün Müslümanlar olarak çok zor süreçlerden geçiyoruz. Her müminin kalbinin sıkıştığı bir dönemdeyiz. İnşiraha en çok muhtaç olduğumuz bir zamandayız. Sırtımızdaki ağır yüklerden kurtularak huzura kavuşmanın ihtiyacı içindeyiz.  Öyleyse geliniz kardeşlerim! Bu uğurda azimle gayret edelim. Hayatımızı heva ve heveslerimiz doğrultusunda değil, Rabbimizin rızası için yaşayalım. Hak, hakikat, adalet ve iyilik için, insanlık için daha fazla çalışmaya, daha fazla yorulmaya çaba gösterelim.

İşte o zaman Cenabı Hakk, kalplerimize inşirah verir. Sinemizdeki ağır yüklerden bizleri kurtarır. Günah kirlerinden arındırır. Bütün zorluklarımızı kolaylaştırır. İşte o zaman Rabbimiz, özgürlüğümüzü elimizden alan bütün kötülüklerden bizi korur. Meşakkatlerimizi rahmete dönüştürür. Şanımızı yüceltir. Bizi yeniden aziz bir ümmet eyler.Yüce Rabbimiz, hidayete davet etmesi için Musa (a.s.)’ı Firavun’a gönderdiğinde Hz. Musa, رَبِّ اشْرَحْ ل۪ي صَدْر۪يۙ وَيَسِّرْ ل۪ٓي اَمْر۪ي  “Rabbim! Gönlüme ferahlık ver! İşimi kolaylaştır.”(Tâhâ, 20/25-26.) diye dua etmişti.

Bugün bizler de Musa (a.s.) gibi Rabbimize niyaz ediyor ve diyoruz ki: Rabbimiz!  Gönüllerimize inşirah lütfeyle! Zorluklarımızı kolaya dönüştür. Bizleri her nefesini senin yolunda tüketenlerden eyle! Allah’ım! Bizleri göz açıp kapayıncaya kadar dahi nefsimizin eline bırakma! Rağbetimizi, isteklerimizi, arzularımızı, tutkularımızı sadece senin rızanı aramaya vesile kıl! Rabbimiz! Şanımızı yücelt! İslam ümmetini yeniden aziz bir ümmet eyle!

Bu gece rahmet iklimine açılma gecesi. Bu gece arınma gecesi. Bu gece bağışlanma gecesi. Bu gece, bedenini ve ruhunu uyanık bırakanlara ikramların bollaştığı bir gecedir. Bu gece Muhsinlere ihsanların ulaştırıldığı gecedir. Bu gece ellerimizi semaya gönlümüzü Mevla’ya açalım. Bu gece en güzel kelimeleri söylemeye, dualarla niyazda bulunalım. Kuran’ı okumaya, Salat-u Selamları getirmeye gayret gösterelim. Bu feyizli, bereketli geceyinafile ibadetlerle ihya etmeye çalışalım. Cenab-ı Hakk’ın engin rahmetine, ilahî lütuf, inayet, ihsan ve ikramlarına mazhar olan bu mübarek gecede kendimizi yeniden gözden geçirelim. Günah ve hatalarımızla yüzleşelim. Nefis muhasebesi yapalım,tevbe ve istiğfarda bulunalım.

Bu mübarek zaman dilimini fırsat bilerek, aramızdaki çekişmeleri ve kırgınlıkları, şahsi menfaat hesaplarını bir tarafa bırakıp, Yüce Dinimizin bizden istediği, sevgi, saygı ve hoşgörü ortamının kurulmasına, birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin güçlenmesine, insani ve ahlâkî meziyetlerin yaygınlaşmasına gayret gösterelim.

Unutmayalım ki, bu gece bizler için büyük bir lütuf. Bugün insanoğlunun en büyük sorunlarından birisi hiçbir arzusuna gem vuramaması, isteklerini dizginleyememesi, tutkularını terbiye edememesi, güç, servet, şehvet tutkusunu frenleyememesi, kısaca rağbetini, içten isteğini, regaibini Rabbine yöneltememesidir. İşte Regaib kandili, bitmeyen arzularımızın, tükenmek bilmeyen isteklerimizin, bizi esir alan aşırı tutkularımızın ve bütün bu arzular doğrultusunda ortaya koyduğumuz çaba ve gayretlerimizin muhasebesini yapmamız için Rabbimizin her yıl bize lütfettiği mübarek bir gecedir.

Unutulmamalıdır ki yeryüzünde insan için en büyük tehlike arzularının, isteklerinin ve tutkularının esareti altına girmesidir. Bilhassa mülkiyet duygusu, servet tutkusu, güç ve şehvet tutkusu, kemalat yolculuğunda insanın en büyük prangalarıdır. Zira Allah’ın, insanı sınamak ve salih amel işlemesi için lütfettiği nimetler, insanın nefsani arzuları ve zaafları karşısında Rabbi’ne şükretme yerine, onu zaman zaman nankörlüğe götürmektedir. Nimetler karşısında nankörlük, insana nimet olarak verilen bilgiyi hikmetsiz, gücü adaletsiz ve serveti infaksız kullanmayla ilgilidir.

İnsan, dünyanın geçiciliğini unutup hikmetsiz bilgiye, adaletsiz güce ve infaksız servete tutkuyla bağlanarak, onların kendisinde var ettiği dünyayı başkalarına zindan etmekte ve vicdandan uzak bir hayat ile Rabbi’ne karşı isyan içinde olabilmektedir. İnsanın Rabbine şükrü, kendisine verilen nimetleri insanlığın hizmetine sunmaktan ve insanlarla birlikte paylaşmaktan geçer. Mal, mülk ve makam, kişinin insanlara mesafe koymasına neden oluyorsa Allah da o kişilere mesafeli olur. Hikmet ile zenginleşen bilgi, adaletle taçlanan güç ve paylaşmayla temizlenen servet, insanların Rabbi’ne karşı şükrünün en güzel edasıdır. 

Öyleyse geliniz, bu gece kendimizi, insanın kalbini karartan her türlü kin, nefret ve intikam duygularından arındıralım ki, kalbimiz huzura ersin. Yüreklerimizi iman, ilim, hikmet ve hakikat nuruyla aydınlatalım ki, gönlümüz feraha kavuşsun. Benliğimizi ilahi rahmetten uzaklaştıran bencillik ve kıskançlıktan kurtaralım ki, ruhumuz kemale ersin. Kendimizi bilelim ki, Rabbimizi bilelim. İmanımız sahih ve amelimiz salih olsun ki, kurtuluşa erelim.

Ahdimizi yenileyelim ki, misakımızı kuvvetlendirmiş olalım ve Allah’a verdiğimiz sözü tutmuş olalım. O’nun terbiye edici ismi ile kendimizi nifaktan, hasetten, kinden ve nefretten uzaklaştıralım ki, O’nun lütfuyla kardeş olalım. Allah’ın bize verdiği nimetleri zaaflarımızın kurbanı yapmayalım ki, Allah’a daha yakın olalım. Yetimin hakkını yemeyelim, öksüzü itelemeyelim ve yolda kalmışın elinden tutalım ki, Allah’ın yardımı hep bizimle olsun.

Sadece Allah’tan yardım dileyelim ve O’na sığınalım ki, bizi çağın belası stresten, her türlü sıkıntıdan ve modern karmaşanın zorluklarından rahmetiyle korusun. Nefsimizi her türlü şeytani vesveseden, fesattan ve fitneden arındıralım ki, yeryüzü ıslah edilmiş olsun. Rabbimize yönelelim ki, kalbimiz O’na meyletsin, her türlü hırs ve ihtiras bizden ırak dursun.Dünyanın geçiciliğini idrak edelim ki, hayatımız sehavet, adalet, feragat ve basiret üzere olsun. Kur’an’ın ahlakını kendimize rehber edinelim ki, insanlar bizden memnun, Rabbimiz de bizden hoşnut ve razı olsun. Rağbetimiz başkaca hiç bir şeye değil, sadece O’na olsun ki, her gecemiz Regaip olsun. Kandilimiz mübarek olsun.

Sevgili Peygamberimiz (sav), bu geceye ulaştığında: اَللّٰهُمَّ بَارِكْ لَنَا فِي رَجَبَ وَشَعْبَانَ وَبَلِّغْنَا رَمَضَانَ “Allah’ım! Receb ve Şâban’ı hakkımızda mübarek eyle, bizi Ramazan’a ulaştır...”.(Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 259; Taberânî, el-Mu’cemü’l-evsat, IV, 189) diye dua etmiştir. Biz de aynı duayı bütün İslâm âlemi için tekrar ederek: “Allah’ım! Dünya’da yaşayan bütün Müslüman kardeşlerimiz için Recep ve Şaban ayını mübarek kıl ve Ramazan ayına hayırla kavuşmayı bizlere nasip eyle” diye dua edelim. Ve yine hep birlikte dua edelim :

İlahi! Hamdini sözümüze sertâc ettik. Zikrini kalbimize mirâc ettik.Kitabını kendimize minhâc ettik. Biz yoktuk sen var ettin, varlığından haberdâr ettin. Aşkınla gönlümüzü bîkarâr ettin. İnayetine sığındık, kapına geldik. Hidayetine sığındık, lütfuna geldik. Kulluk edemedik, affına geldik. Şaşırtma bizi doğruyu söylet. Yanıltma bizi Hakk'a yönelt, Neş'eni duyur hakikati öğret Allah’ım. Ey tüm mahlûkatı yoktan var eden, bizleri varlığından ve birliğinden haberdar eden, sevgisiyle gönlümüzü bahtiyar eden Yüce Rabbimiz!

Ey bu mübarek aylarda, günahların hazan misali döküldüğü bu kutlu mevsimde, duaların geri çevrilmediği bu mübarek gecede bizleri buluşturan Yüce Mevlâmız! Biz zayıf, hakir, pür-taksir kulların, hakkıyla ifade etmekten aciz kaldığımız hamdimizi, senâmızı, şükrümüzü, duamızı, tevbemizi, niyazımızı sana yöneltiyoruz. Sen kabul eyle Allah’ım!Âlemlere rahmet, şahit, müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdiğin, güzel ahlakıyla bütün insanlığa önder ve rehber kıldığın, başımızın tacı, gönlümüzün ilacı, Fahr-i Kainat Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.s) başta olmak üzere bütün Peygamberan-ı İzam Hazeratınasonsuz salat ve selam ediyoruz. Muazzez ruhlarını bizlerden haberdar eyle Allah’ım!

Ya Rabbe’l-âlemîn,Sen, yüce kitabında, (وَاِذَا سَاَلَكَ عِبَاد۪ي عَنّ۪ي فَاِنّ۪ي قَر۪يبٌۜ اُج۪يبُ دَعْوَةَ الدَّاعِ اِذَا دَعَانِۙ فَلْيَسْتَج۪يبُوا ل۪ي وَلْيُؤْمِنُوا ب۪ي لَعَلَّهُمْ يَرْشُدُونَ)“Kullarım sana beni sorarlarsa, ben onlara çok yakınım, dua edenin duasına anında icabet ederim.” buyuruyorsun. Şu mübarek gecede tüm samimiyetimizle Sana yalvarıyoruz. Dualarımızı kabul eyle Allah’ım. Sen, Kur’an-ı azimüşşanında  (قُلْ يَا عِبَادِيَ الَّذ۪ينَ اَسْرَفُوا عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ لَا تَقْنَطُوا مِنْ رَحْمَةِ اللّٰهِۜ)

“Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin!” buyuruyorsun. Bu müjdene sığınarak Sana yalvarıyoruz. Bizlere rahmetinle muamele eyle Allah’ım. Belimizi büken günahlarımızla, sinelerimizdeki ağır yüklerle, başımızı eğen hata ve kusurlarımızla geldik. Azgınlığımıza, hadsizliğimize rağmen bir ümitle kapına geldik. Gazabından affına sığınıyoruz. Bizden merhametini esirgeme Allah’ım.

Bizleri mübarek gün ve geceleri değerlendirip nasuhtevbe ile tevbe eden, bir daha günahlarına dönmeyen ve zamanını kulluk ile değerlendirebilen bahtiyar kullarından eyle. Amellerimizi makbul, günahlarımızı mağfur eyle. Lütfunu, inayetini, ihsanını, bereketini bizim ve tüm sevdiklerimizin üzerinden noksan eyleme.

Dünyanın her neresinde olursa olsun ezilen, üzülen, horlanan, işkence gören, açlık, kıtlık ve sefalet çeken mazlumlara, biçarelere imdat eyle, himmetini, yardımını üzerlerinden esirgeme Allah’ım!  Bizlere de kardeşlerimizin halini anlayabilmeyi nasip eyle! Onların derdiyle hemhal olmayı, zulme uğramışların haklarına dikkat kesilmeyi, maddi ve manevi her türlü desteğimizi Senin rızandan başka karşılık beklemeksizin kardeşlerimize sunmayı nasip eyle Allah’ım!

Mabetlerimizin göğsüne namahrem eli değdirtme, ezanlarımızı dindirtme, şanlı bayrağımızı indirtme Allah'ım. Dinimizin, milletimizin bekasını sarsacak her türlü dahili ve harici fitne ve fesatlardan milletimizi, memleketimizi halas eyle Allah'ım.

Zalimlerin zulmüne rağmen bizi adaletten ve merhametten ayırma Allah'ım. Kötülerin kötülüklerine rağmen bizi iyilikten ayırma Allah'ım. Allah'ım, sana inandık, sana güvendik, sana tevekkül ettik. Bizleri sensiz, sahipsiz, inayetsiz bırakma Allah’ım.Asırlardır Yüce dinimiz İslam’ın yolunda insanlığa hizmet etmiş,  çaresizlerin umudu, mazlumların sığınağı, kimsesizlerin hamisi olmuş aziz milletimizi ilelebet payidar eyle, izzet ve kudretini daim eyle Allah’ım!

Allah’ım, izzet ve şerefimizi, onur ve haysiyetimizi çiğnetme! Milletimizin bekasını sarsacak, huzur ve kardeşliğimizi bozacak her türlü dâhili ve harici düşmanlardan milletimizi, memleketimizi, âlem-i İslam’ı halâs ve emin eyle!Biz güven içinde olalım diye, terör örgütlerini yok etmek için mücadele ederken şehit olan yiğitlerimize, kahraman şehitlerimize rahmet eyle Allah’ım!

Ey Yüce Rabbimiz! Biz kısık sesleriz… minareleri sen, ezansız bırakma Allah’ım.Müslümanlıkla yoğrulan yurdu, Müslümansız bırakma, Allah’ım.Bize güç ver… cihat meydanını, pehlivansız bırakma, Allah’ım! Bilelim hasma, karşı koymasını, bizi cansız bırakma, Allah’ım! Bizi sen, sevgisiz, susuz, havasız, Vatansız bırakma Allah’ım. Vatansız bırakma Allah’ım! Vatansız bırakma Allah’ım!  Ülkemizi ve bütün İslam beldelerini her türlü semavi ve arazi âfetlerden muhafaza eyle. Topraklarımızı verimli, ürünlerimizi bereketli eyle Allah’ım!

Bizleri hayra anahtar, şerre kilit olan, kolaylaştıran, zorlaştırmayan kullarından eyle. Bizleri ağlatanlardan değil, gözyaşlarını silenlerden eyle. Bizleri yaralayanlardan değil, yaralara merhem olanlardan eyle. Bizleri hakka, hakikate, adalete, ahlak ve fazilete çağıranlardan, hakkı anlatanlardan, hakikati duyuranlardan, adaleti yüceltenlerden, sevgiyi yayanlardan eyle Allah’ım!

Üçayların maddi manevi bereketini rahmetini üzerimize sağanak sağanak yağdır Ya Rab. Rahmet suyu ile çoraklaşmış gönüllerimiz suya kansın Allah’ım! Gönüllerimizde kardeşlik, birlik, beraberlik, iyilik ve güzellik tohumları filizlensin Allah’ım!.

Bizleri zikrinde, şükründe, hüsn-i ibadetinde daim eyle.  Bedenlerimize sıhhat afiyetler, hastalarımıza Şafi isminle şifalar ihsan eyle. Ümmet-i Muhammed’e güzel hizmetle geçen uzun ve hayırlı ömürler nasip eyle. Vefatımız geldiği zaman da dilimiz zikrinle meşgulken, alnımız secdede iken, Senin sevdiğin ve razı olduğun bir hal üzereyken ruhumuzu kabzeyle Allah’ım!

Hayatı tattık. Şüphesiz her canlı gibi ölümü biz de tadacağız. Ecel kapımızı çaldığında Kelime-i şahadet ki buyurun (اشهد ان لااله الاالله واشهد ان محمدا عبده ورسوله) diyerek, ruhumuzu teslim edebilmeyi, iman ve selim bir kalp ile huzuruna gelebilmeyi cümlemize nasip ve müyesser eyle Allah’ım! Bizleri cennetinle cemalinle müşerref eylediğin kulların arasına ilhak eyle Allah’ım! Dualarımızı kabul eyle Allah’ım!  Üç aylarımızı mübarek eyle Ya Rabbi. Amin.Amin… Velhamdülillahirabbil âlemin…















© ercandede.com